Genel Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2008 Perşembe

Makale: Yavruluk Kullanmanın Sakıncaları

Merhabalar.

Canlıdoğuranların üremesinde yavruluk kullanımından bahsedeceğim.

Bizim elde edip, kendi tankımıza yerleştireceğimiz 3 tip yavruluk vardır.
  1. Standart plastik yavruluk
  2. Tül yavruluk
  3. DIY (do it yourself - kendin yap) yavruluklar.

STANDART PLASTİK YAVRULUK

Yavruluğun temel olarak iki amacı vardır. Bunlar da, hamile dişinin diğer balıklar tarafından rahatsız edilmeden sağlıklı ve rahat bir doğum yapmasını sağlamak ve yeni doğan yavruların diğer balıklar tarafından zarar görmesinin önüne geçmek.

Ancak, kendi tecrubelerime dayanarak söyleyebilirim ki; plstik yavruluklar bu iki problemin de önüne geçemiyor. Bir canlının hangi ortam/dekorasyon v.b. ile rahat edeceğini belirlemek için, o hayvanın davranışlarını bilmemiz gerekir. Canlıdoğuran yavruları, doğar doğmaz yüzme yeteneğine sahiptir. Bu yüzme yeteneğine sahip küçük yavruların, doğar doğmaz bir yerlere saklanıp diğer balıklara yem olmaktan kurtulmaları gerekmektedir. Bu sebeple her yenidoğan yavru, içgüdüsel olarak suyun yüzeyine doğru yüzer. (Su yüzüyindeki bitkilerin arasına saklanmak amacıyla...)

Balık yavrularının bu davranışı, malesef plastik yavrulukların tasarımlarına terstir. Plastik yavrulukta, yeni yavruların alttaki bölüme geçip, doğum yapan yetişkin dişi ile irtibatlarının kopacağı varsayılır. Ancak çoğu zaman yavrular yukarıya yüzerek tekrar yetişkin dişinin yanına ulaşmakta ve burada yem olmaktadır.

Yavruluğun sağlaması öngörülen ikinci avantaj, hamile dişiye rahat ve sağlıklı bir doğum sağlamaktı. Ancak, canlıdoğuranlar yavruluğa alındıklarında ciddi şekilde strese girerler. Bu durum, yavruların ölü olarak doğmasına, yetişkin balığın yaralanmasına ve hatta ölmesine sebep olabilir. Buradaki yetişkin dişinin strese girmesine iki unsur sebep olur.
  • Canlıdoğuranlar her yönden gelen ışığa karşı hassastırlar. Kendilerine zarar verecek bir balık olmasa bile başta su üstünde yüzen bitkiler olmak üzere, diğer bitkiler dekorasyon v.b. arasına saklanıp kendilerini güvende hissetmek isterler.
  • Bir çok yavruluk, yetişkin bir canlıdoğuran için küçük kalmaktadır.

TÜL YAVRULUK

Tül yavruluğun, yetişkin dişinin strese girmemesi konusunda biraz daha başarılı olduğunu itiraf etmem gerekir. Özellikle yavruluğun tülden yapılmış olması, ortamı değiştiği için stresli olan balığın kendini yaralamasını önleyebilir.
Ancak bu durumda da, tül yavruluktaki yeni doğan balıkalrın, yavruluğun dışındaki diğer balıklar tarafından tül ile birlikte ısırılarak; yenmese bile öldürülme ihtimali vardır ki, balığımız öldükten sonra, ne şekilde olduğu çok da önemli değildir...

DIY YAVRULUKLAR

Bir çoğumuz, ilk üretim tecrubemizde, ne yapacağımızı şaşırıp elimize ilk gelen pet şişe, pet bardak v.b. ile aceleyle bir yavruluk yapmışızdır. Bunun sakıncalarını da maddeler halinde sırlamak gerekirse:
  • Kalitesiz malzeme ve üzerindeki boya suya salınım yapabilir.
  • Dezenfekte etmeden kullandığımız malzeme balıklarımıza zarar verebilir.
  • Yavruluğa açtığımız delikler kusursuz olamayacağı için balıkları yaralayacak sivri bölgeler yaratabiliriz.
  • Açtığımız çoğu delik, yavruluk içindeki su sirkülasyonu için yeterli olmayacaktır.
  • + standart, plastik yavruluğun dezavantajları

Bütün bunları anlatırken, balıklarını yavrulukta üretip, hamile dişi ve yavru kaybı olmadan besleyen arkadaşları göz ardı edemeyiz. Mutlaka bu şekilde yavru alıp, sorunsuz şekilde büyüten akvaristler de vardır.

Ancak benim her canlıdoğuran hobicisine tavsiyem; balıkların mutlaka bol bitkilendirilmiş, su değerli kontrol edilmiş ayrı bir tankta doğum yapmasını sağlamaktır. Bu mümkün olmadığında ise, ana tankımızı sık bitkilendirip, yavrular için saklanma bölgesi yaratarak bir çok yavruyu kurtarabiliriz.

Yazan:Sertaç CAN

9 Temmuz 2008 Çarşamba

Akvaryum Sözlüğü

Abyssal Fishes: Okyanusların çok derinlerinde yaşayan balıklar.

Acclimatization: Balığın yeni bir ortama veya farklı ilklim şartlarına adaptasyonu.

Acidic (Asidik,Asidite): Su içindeki hidrojen iyonlarının sayısının pH 7.0 altında olması. Ayrıca suyun asidik olması aşırı yemlemeninde işareti olabilir.

Actinic (Aktinik): Güneş ve benzeri ışınların kimyasal değişikler meydana getirme özelliği. Güneş ışınlarının potosentez için tam bir ışık spekturumu sağlaması.

Activated Carbon (Aktif Karbon): Deniz,tatlı su ve sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi.

Adipose Fin (Adipoz Yüzgeç): Kuyruk yüzgeçine yakın, önünde ve sırt yüzgeçin gerisinde bulunan küçük dolgun bir tip yüzgeç. Tropheus'larda Adipoz yüzgeç yoktur, genelde yayın balıklarında görülür.

Adnate: Yapışmak, birlikte büyümek.

Aeration (Havalandırma): Oksijenleme amacı ile suyun hareket ettirilmesi, havayla teması.

Alkaline (Alkalinite): Su içindeki hidrojen iyonlarının sayısının pH 7.0 üstünde olması.

Air Pump (Hava Motoru): Akvaryuma hava vermeye yarayan elektrikli motor.

Algae (Alg): Küf, mantar ve şapkalı mantarlarıda içeren tek hücreli mikroskobik tiplerden büyük deniz yosunlarına kadar uzunan ilkel su bitkileri.

Alimentary Tract: Sindirim sistemi veya kanalı.

Alveolus, Alveoli (Alveol): Akciğerlede bulunan, bal peteklerine benziyen çukurumsu hücre.

Ammonia (Amonyak): NH3 Azot döngüsünün ilk adımıdır. Amonyak genellikle balıkların idrarı, ölü balık ve bitki artıkları sonucu oluşmaktadır. Balık ölümlerinin muhtemel sebeblerindendir. Balıkların büyük çoğunluğu için çok zehirli bir maddedir. Akvaryumunuzda sıfır olmasına dikkat edin.

Ammonia Tower: Biyolojik filtrasyonda kullanılan, biyolojik filtrasyon malzelerinin kullanıldığı plastik bölme. Su filtre malzemeleri arasından geçerken hava ile temas edip bakteriler sayesinde zehirli amonyak ve nitritin atılmasına yardım edilmesi. Bu ıslak/kuru filtrelerde bakteri gelişimini hızlandırır.

Amphibious (Amfibi): Karada ve suda yaşama yeteneği.

Anaerobic Bakteriler: Oksijensiz ortamlarda yaşayan bakteri çeşidi.

Anal Fin (Anal Yüzgeç): Balığın kuyruk bölgesine yakın, üreme organları ile kuyruk arasındaki yüzgeç.

Anabatoids: Atmosfer havasını soluyan balıklar, gurami,betta gibi.

Aerobic Bakteriler: Oksijenli ortamlarda yaşayan bakteri çeşidi.

Aragonite (Aragonit): Bazı deniz kabuklarının ve resif mercanlarının kalsiyum karbonat iskeletini oluşturan mineral.

Bacteria (Bakteri): Yaşamın başlangıçından beri varolan en ilkel tek hücreli canlılar, nitrojen çevrime yardım ederler.

Ballast (Balast): Floresan ve metal halide lambaların güç kaynağı.

Biological Filtration (Biyolojik Filtrasyon): Zehirli maddelerin parçalamasıyla oluşturulan süzme süreci. Bu parçalanma sürecinde yararlı bakteriler yardımı ile zararlı maddeler ayrıştırılarak daha zararsız hale getirilir, filtreler malesef zararlı maddeleri tamamen filtre edemiyor.

Barbel: Bazı balıkların ağız kenarlarında bulunan duyargalar kedi balıkları,yayın balıkları ve Loache türlerinde genelde yiyecek aramak için kullanılan anten benzeri organlar.

Berlin Method of Filtration: Canlı kaya ve protein skimmer kullanılarak yapılan biyolojik filtrasyon yöntemi.

Bicolor: İki renkli.

Brachiae: Solungaçlar, balığın solunumu ile ilgili organları.

Brachiocranium: Solungaçların yapısını destekleyen kılçıklı iskelet.

Brachiopoda : Saç gibi kaplı, kalp gibi atan bir beslenme organı ve sırt ile göğüs altı sübapları olan bir deniz yumuşakçası.

Brackish Water (Acı Su): Tatlı su ile deniz suyu arasında kalan bir çeşit su tipi, genellikle büyük göllerin veya nehirlerin okyonuslara aktığı yerlerde bulunur, tuzluluk oranı tatlısuya göre daha azdır.

Bubble Nest (Köpük Yuva): Kabaracık yuvası, labirentli balıkların yumurtalarını suyun yüzeyinde oluşturdukları kabarcıkların içene yerleştirdikleri yuva.

Buccal Incubation: Yumurtaları ağızda kuluçkaya yatırma.

Buffer (Tamponlayıcı): Suyun, içindeki pH değişimlerine dayanmasını sağlayan süreçtir. Suyun kalsiyum karbonat içeriği ne kadar fazlaysa tamponlama kapasiteside o kadar yüksek olur.

Caudal Fin : Kuyruk yüzgeçi, kuyruk.

Canine (Kanin): Diğerlerinde daha uzun,büyük ve konik şekilde olan diş.

Cannister Filter (Dış Filtre): Motoru ve haznesi akvaryumun dışında olan ve bir çift hotum yardımıyla suyu alıp temizleyen filtre.

Carbon Dioxide (Karbon dioksit): CO2 Canlıların ürettiği atık madde, bitkilerin fotosentez için kullandıkları temel ihtiyaç maddelerinden biri.

Carnivorous (Karnivor): Etçil, canlı balık avlayanlar.

Caudal Penduncle: Balığın kuyruğunu gövdesine bitiştiren dar kısım.

Calcium Carbonate (Kalsiyum Karbonat): CaCO3 Sert suda yüksek konsantrasyonlarda bulunan beyaz, kristalize bir mineral.

Cephalic Fins: Kafanın hemen yanında bulunan yüzgeçler.

Cheek: Balığın gözü ile kafası arasındaki bölge.

Chemical Filtration (Kimyasal Filtrasyon): Kimyasal reaksiyonla çözümlenmiş artıkların arıtılması.

Chiller (Soğutucu): Akvaryumun ısısını düşürmek için kullanılan soğutucu, akvaryum kliması.

Chloramine (Kloramin): Sular idaerisinin veya belediyelerin içme suyundaki mikropları öldürmek amacı ile kullandıkları kimyasal, balıklar için öldürücü, çeşitli su düzenleyiciler ile sudaki etkisi engellenebiliyor. Suyu uzun süre havalandırarak dinlendirmek kloraminin etkisini azaltmak için yeterlidir.

Chlorine (Klor): CL2 Sular idaerisinin veya beledeyelerin içme suyundaki mikropları öldürmek amacı ile kullandıkları kimyasal, balıklar için öldürücü olabiliyor, çeşitli su düzenleyiciler ile sudaki klorun etkisi engellenebiliyor. Suyu bir süre havalandırarak dinlendirmek klorun uçması için yeterlidir.

Chromatophores: Renkli pigment hücresi.

Cichlid: Asya, Afrika ve Güney Amerika'ya kadar uzanan bölgede yaşayan bir tür tatlı su balığının genel adı.

Cirri: Bazı soğuk su türlerinin gözünün üzerinde bulunan kısa bir organ.

Coitus,Copulation: Çiftleşme.

Conductivity (İletkenlik): Suyun geçirgenliği,iletkenlik.

Coral Sand (Mercan Kırığı): Mercanların ezilerek kum haline getirilmesi.

Cutis: Derinin iç tabakası,ikinci katmanı.

Daphnia (Su Piresi): Göllerde ve havuzlarda yaşayan küçük canlılar, su piresi

Deionizer: Mekanik ve kimyasal filtrasyonda çeşme suyunu akvaryuma vermeden önce suyun temizlenmesi işi yapan aygıt, bölüm.

Denitrification (Denitrifikasyon): Sudan azot ve azotlu bileşiklerin çıkarılma süreci.

Detritus: Akvaryum tabanına toplanan artıklar.

Diaphanous: Yarı saydam.

Diatoms: İçeriği klorofil ve besleyici lipit olan, okyanus ve tatlısularda bulunan tek hücreli organizmalara verilen genel isim.

Diatom Filter: Özel filtre ortamı sayesinde tek hücreli organizmaları filtre edilmesini sağlayan filtre tipi.

Dorsal Surface: Balığın sırt bölgesi.

Dorsal Fin: Balığın kafa ile kuyruk arasında bulunan yüzgeçi, sırt yüzgeçi.

Dustus Pneumaticus: Yemek borusunu air/swim bladder'e bağlayan tüp.

Ectoparasite (Dış Parazit): Balığın vücudunun dışında yaşayan yaşayan parazit.

Egg-Layer (Yumurta döken): Dişi yumurtladıktan sonra döllenen yumurtalar.

Egg Spots (Yumurta Beneği): Erkeklerin anal yüzgeçlerinde bulunan noktalar.

Epidermis: Derinin dış katmanı, üst deri.

Esophagus: Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp.

Eye in snout: İktayologların kullandığı, gözün orantılı bir şekilde adım adım ölçülmesi olarak ifade edilen bir ölçü tekniği.

Fertilization (Döllenme): Sperm ve yumurtanın birleşmesi.

Filaments: Sivri yüzgeç, kuyruk ucu.

Fry: Yeni doğmuş veya yumurtadan yeni çıkmış yavru balık.

Forehead: Kafanın önündeki eğim.

Fungus: Balığın gövdesinde oluşan pamuğa benzeyen mantar.

Genus: Türleri ayırt etmede kullanılan ve büyük harf ile başlayan bilimsel ifade.

Gill: Solungaç, balığın solunum işlemi sırasında kullandığı organ, Sudaki O2'ni süzer.

Gill Cover: Solungaçı koruyan sert, kemikli tabaka.

Gonopodia: Canlı doğuranların erkeklerinin, dişilerinin içine sperm koymakta kullandığı uzun bir görünüme sahip anal yüzgeçler.

Gravid: Hamile balık, yumurta dökmeye hazır dişi.

Guanin: Pulların altında bulunan, ışığın yansımasını temin eden madde, genelde tatlısu balıklarında bulunur.

Hard Water (Sert Su): Su içersinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması.

Herbivore (Otçul): Besin ihtiyacını bitki ve yosunlardan karşılayan balık grubu.

HO lighting: Yüksek verimli floresan lamba.

Hybrid (Kırma, Hibrid): İki farklı türün çifleşmesi sonucu ortaya çıkan tür.

Hydrogen Sulfide: Hidrojen sulfit.

Ich, Ichtyophthirius (Beyaz Benek): Beyaz nokta olarak bilinen, tek hücreli bir parazit.

Ichtyology: Balıkları inceleyen bilim dalı.

Internal Filter (İç Filtre): Akvaryum içinde kullanılan filtrelere verilen genel isim, iç filtre.

Invertebrates (Omurgasızlar): Omurgasız tuzlusu hayvanları.

Iodine: İyot.

Kalkwasser: Suda çözülmüş olarak bulunan kalsiyum hidroksit.

Killifish: Yıllık balıkları olarak geçen çok değişik renklere sahip olan fakat ömürleri kısa,üremeleri emek isteyen bir tür. Serkan Alasya'nın sitesinde detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Labyrinth Organ (Labirent Organı): Beta Gurami labirentli balıklarda bulunan solunum organı.

Lamprey: Yılan balığı şeklinde yuvarlak ağızlı, emici bir su hayvanı.

Lateral Line: Balığın her iki yanında ve deri içinde uzanan, sudaki titreşimleri sinir sistemine ileten duyu organı.

Live Rock (Canlı Kaya): Canlı kaya. Deniz akvaryumlarında kullanılan küçük yumuşakça ve alg'lerin işgaline uğramış normal kaya.

Livebearer (Canlı Doğuranlar): Yumurtaların balığın vücuduna döllendiği ve yavrularını canlı olarak dünyaya getiren balık türü.

Mechanical Filtration (Mekanik Filtrasyon): Mekanik olarak arıtma(süzme) işinin yapılması.

Metal Halide Lighting (Metal Halide): Reef tanklarının aydınlatılmasında kullanılan en iyi ışıklandırma yöntemlerinden biri, geniş spektrumda doğal ışığa en yakın ışığı veren lamba tipi.

Milt: Balıkların spermi.

Mineral: Suda doğal olarak bulunan inorganik maddeler.

Mouth Brooder: Yumurtalarını veya yavrularını ağızda büyütüp,barındıran balıklara verilen isim.

Nacreous: İnci pulu çekirdeği.

Nitrification (Nitrifikasyon): Bakteriler tarafından, zehirli amonyağın, nitrit ve nitrata dönüştürüldüğü kimyasal süreç.

Nitrate (Nitrat): (NO3) Biyolojik süzme ile alınan azot bileşiği.

Nitrites (Nitrit): (NO2) Süzme işlemiyle alınan amonyak ve nitrat arası bileşik.

Nuchal Hump (Kafa): Erkek cichlidlerdeki geniş alın.

Operculum, Opercle: Solungaç kapağı

Otoliths: Balığın işitmesini ve sesin dengelenmesini sağlayan, kulaktaki üç kemik.

Ovary: Dişinin üreme için salgı yapan organı,bezesi.

Overfeed: Aşırı besleme.

Ovipositor: Ucu sivri tüp şeklinde olan ve yumurta bırakmaya yarayan uzuv.

Ozone: Ozon.

Peat (Turba, torf): Çürümüş bitkilerden elde edilen kömür, turba yosunu. Suyun pH'nı düşürmek için kullanılan bir tür yosun.

Pectoral Fins: Göğüs yüzgeçi.

Pelvic Fins: Anal yüzgeçin önünde bulunan yüzgeç, çıkış yüzgeçi.

pH: Suyun asit ve alkalitesini anlatan logoritmik ölçü birimi.

Pharyngeal Teeth: Balığın boğazındaki dişler.

Photosynthesis: Işık yardımı ile besin biriktirme süreçi.

Piscovore: Diğer balıkları yiyen balık grubu.

Planktivore: Plankton ile beslenen balık grubu.

Pleco (Vatoz, vatos): Pleco veya Plecostomus.

Powerfilter: İç elektrik motoru olan filtre.

Powerhead: Güç kafası

Prefilter: Ön filtre.

Ray: Yüzgeç zarlarını tutan sert ince kemikler.

Redox: Bir su kütlesindeki azalma ve oksidasyon potansiyeli için kullanılan kısaltma. Yüksek redox potansiyelli bir su berrak,iyi kaliteli ve yüksek düzeyde O2'e sahiptir. Düşük redox potansiyelli bir su ise düşük kalitesi ve yetersiz düzeyde O2 içerdiğini gösterir.

Reverse Osmosis: Çeşme suyunu arıtma yöntemlerinden biri.

Phosphorous (Fosfor): Fosforlu. Deniz akvaryumları için önemli trace elementlerden biridir. Genetik madde bloklarının inşasında ATP (adenosine triphosphate) oluşumuna yardım eder.

Plankton: Besin zincirindeki en ufak ve ilkel yaratıklar.

Protein Skimmer: Protein toplayıcısı, deniz akvaryumlarında, elektrik yüklü, aktive edilmiş bir köpük oluşturarak sudan atık maddeleri toplayan bir çeşit filtre.

Salt (Tuz): Anyon ve katyonların genel adı.

Saggita: Kulaktaki en büyük otolith.

Scale: Pul.

Scalpel: Cerrah balığının sırtındaki dikenler.

School (Sürü): Aynı tür veya cins balıkların grup halinde bir arada yüzmeleri.

Scute: Yayın balıklarının sert sırt pulu .

Sediment: Akvaryum tabanında biriken atıklar,yem,bitki,ölü balık, tortular.

Shaol: Aynı türden balıkların bir arada bulunması.

Shimmies: Üşüyen balıkların hareketsiz, yan yana durmaları.

Silicon (Silikon): Silisyum, deniz sistemlerindeki eser elementlerden biri.

Soft Water (Yumuşak Su): Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması.

Spawning: Yumurtlamak .

Species: Tür, cins.

Specific Gravity (Öz Ağırlık): Saf suya göre, bir sıvının yoğunluk oranı.

Strain: Aynı özellikteki balıklar,türdeş.

Strontium: Mercan resiflerinin büyümesi için gerekli temel elementlerden biri.

Subspecies: Alttür.

Substrate (Substrat): Akvaryum tabanında kullanılan çakıl,mercan kırığı,midye kırığı,nehir kumu. Alt tabaka,alttaş.

Substratum: Doğada tabanda bulunan maddelerin(çakıl,mercan,kum)farklı katmanları.

Swim Bladder,Air Bladder: Balığın suyun içersinde dengede durabilmesini sağlayan içinde gaz dolu olan organ.

Trace Elements (Eser Elementler): Tatlısu ve tuzlu su akvaryumlarında gerekli olan birçok elemente verilen genel isim, çok az miktarda bulunur, kalsiyum, stransiyum, iyot, ozon, kobalt, demir, bakır, selenyum.

Trickle Filter: Bölmelerde biyolojik filtrasyon malzelerinin kullanıldığı, suyun filtre malzemeleri arasından geçerken hava ile temas edip yararlı bakteriler sayesinde zehirli amonyak ve nitritin atılmasına yardım edilmesi. Bu ıslak/kuru değişim filtrelerdeki bakteri gelişimini hızlandırır.

Tubercle: Tatlısu balıklarının solugaç kapaklarında görünen küçük beyaz sivilce benzeri kabarcıklar.

Turbulence: Hızlı ve güçlü su hareketi.

Ultraviolet Sterilizer (UV): Zararlı bakteri ve mikro organizmalardan UltraViole ışığı kullanarak arıtma yöntemi.

Undergravel Filter: Tabanda oluşan pisliklerin, çakılların altındaki tabla aracılığı ile temin edilen süzme yöntemi.

Ventral Fin (Ventral Yüzgeç): Karınaltı yüzgeçi.

Ventral Surface (Karın Bölgesi) : Balığın midesinin ve üreme organlarının olduğu bölge.

Venturi: Silindirik bir yapıya sahip olan, havanın suyun içinden hızlı bir şekilde geçtiği popüler bir protein skimmer dizaynı.

VHO Lighting: Yüksek verimli floresan ışığı. Bu tip ışıklar özel balats ile kullanılır ve geniş spektrumda ışık verir.

Wet/Dry Filter (Islak Kuru Filtreler): Islak/Kuru filtre, bölmelerinde biyolojik filtrasyon malzelerinin kullanıldığı, suyun filtre malzemeleri arasından geçerken hava ile temas edip yararlı bakteriler sayesinde zehirli amonyak ve nitritin daha hızlı atılmasını sağlayan filtre tipi.

Zeolite (Zeolit): Amonyağı kendi üzerinde toplayarak akvaryumdan atılmasını sağlayan madde, sadece tatlısu akvaryumlarında kullanılır.


Kaynak: www.ballicali.com

8 Temmuz 2008 Salı

Poeciliidae ailesi hakkında genel bilgiler

Poeciliidae ailesi hakkında genel bilgiler:

Doğal olarak yalnızca Amerika'nın tropik ve astropik bölgelerinde yaşayan ve birçoğu akvaryum balığı olarak ünlenmiş çok sayıda balık türünün yer aldığı bir familyadır. Lepistes, moli, velifera, plati, kılıçkuyruk, gambusya gibi akvaryum dünyasında bilinen balıkların yanısıra az bilinen birkaç türü daha kapsar.

Boyları 3-15 cm. arasında değişen poeciliidae ailesi üyelerinin en belirgin özellikleri şu şekilde özetlenebilir:

1. Erkek-dişi ayırımı çok belirgindir. Erkekler daha küçük ve gösterişli, dişiler daha dolgun yapılı ve gösterişsizdir. Ayrıca erkeklerin anüs yüzgeci, gonopod denilen üreme organına dönüşmüştür.

2. Bu ailenin üyeleri, yavrularını doğurarak dünyaya getirirler. Aslında bu yalancı bir doğumdur. Tüm balıklar gibi yumurta ile çoğalırlar ama farklı olarak yumurtalar anne karnında gelişir ve vücuttan atılırken açılırlar ve yavrular serbest kalır. Bu da doğum gibi gözlenir.

3. Etçil ve otçuldurlar. Yosun ve çeşitli bitkilerle beraber böcek larvaları, yavru balıklarla da beslenirler. Hatta birçok türü kendi yavrularını bile yer.

Devam edecek...

alıntıdır.

Nedir Canlı Doğuran?


Nedir canlı doğuranlar?
Sorusunun cevabını bir çok kişi biliyordur fakat ben burda böyle bir yazının bilmeyenler için gerekli olduğunu düşündüm.

Akvaryumda büyüttüğümüz canlıların bir çoğu yumurta yoluyla ürerler.Kimisi yüzlerce kimisi ise bir kaç adet yumurta bırakır.Kimisi bir yaprağa kimiside düz bir zemine yapıştırırken yumurtlarını,bazılarıda kimseler bir şey yapmasın diye ağzında taşırlar.Kimisi de saldım çayıra mevlam kayıra misali bir sürü yumurtayı yüzerken bırakırlar rasgele. İşte canlı doğuranlar bu sınıfların hiç birine girmiyor.Çünkü onlar yavrularını canlı doğuruyorlar.
Bu balıklarda anne doğumu yaptıktan hemen sonra yavru yüzmeye ve beslenmeye başlamaktadır.
Başlıca canlı doğuran türler:
Lepistes (Poecilia )
Plati (Xiphorus variatus ve Xiphorus maculatus)
Kılıçkuyruk (Xiphorus helleri)
Velifera (Poecilia velifera)
Moli (Poecilia schenops)
Canlı doğuranlar genelde grup halinde yüzmeyi severler .Bu sebebten dolayı akvaryumunuza bir kaç adet aynı tür Canlı doğuran almanız iyi olur.Genelde erkekler dişilerden daha gösterişli olsalar da, dişiler sayıca daha çok olmalı akvaryumunuzda.Erkekler sayıca çok olurlarsa dişiyi çifteleşme sebebi ile aşırı derecede rahatsız ederler ve yorgun düşürürler.Bitkili akvaryumları severler.Yüzme alanlarının geniş olmasından hoşlanırlar.Ağırlıklı bitkisel besinlerle beslenirler.
Akvaryumda akvaristlerin en kolay ürettikleri ve genelde hepsinin ilk yavru aldığı türlerdir.Hamile dişiyi ayırmanız yeterlidir.Lakin çok küçük ortamlara ayrılan ve oralarda doğuma zorlanan anneler genellikle ölmektelerdir.Bunun için plastik yavruluklardan alıcaksanız eğer en büyük olanını alın.Hatta bir tavsiye piyasada tül yavruluklar var onları tercih edin.Onların iç hacimleri hem bir hayli geniş hemde akvaryumun içindeki su ile sürekli su alişverişi olduğu için , iç ortamın havasızlık ve nitrat yükselmeleri engellenmiş olur.Buna bağlı olarakta stres azaltılmış olacaktır.Hatta diger canlı doğuranlara nazaran daha büyük doğum yapan velifera küçük ortamda doğum sırasında dahada fazla strese girer.Bir başka yöntemde dibi sık bitkilerden oluşmuş akvaryumda annenin ayrılmadan yavrulaması beklenerek , yavruların daha sonra ayrılması olabilir.Anne doğumdan sonra yüksek besin değeri olan besinlerle beslenmez ise kamburlaşıp ölebilir.Bu yüzden doğumdan sonra annenin iyi beslenmesi gerekmektedir.


ALINTIDIR.